Omuz Sıkışma Sendromu: Nedir? Nedenleri? Tanısı ve Tedavisi
Omuz sıkışma sendromu, omuz ağrısının en sık karşılaşılan nedenlerinden bir tanesidir. Özellikle kolu yukarı baş üstüne kaldırırken ağrı, gece omuz üzerine yatmakla artan ağrı ve günlük hareketlerde zorlanma gibi şikâyetlerle kendini gösterir. Omuz sıkışma sendromu başlangıcında hafif olan ağrılar zamanla artabilir ve kişinin günlük yaşamını kısıtlayabilir.
Omuz sıkışma sendromu her yaşta görülebilir. Özellikle tekrarlayan zorlu omuz hareketleri yapan kişilerde ve orta yaşlarda daha sık karşılaşılır. Uygun tedaviyle omuz sıkışma sendromu yaşayan kişilerin önemli bir kısmı ameliyata gerek kalmadan iyileşebilir.
İçindekiler:
Omuz Sıkışma Sendromu Nedir?
Omuz eklemini çevreleyen ve kol hareketlerini sağlayan kas grubuna rotator manşet veya rotator cuff adı verilir. Bu kaslar omuz başına yapışmadan hemen önce tendon formuna dönüşür. Rotator manşet tendonları omzun üst bölümünde bulunan akromion isimli kemik yapının altından geçer. Tendonlar ve üstteki akromion kemiği arasında, tendonların rahat hareket etmesine yardımcı olan bursa adı verilen bir doku bulunur.
Rotator cuff tendonlarında ve subakromial bursada gelişen tahriş ve enflamasyon, omuz hareketleri sırasında ağrıya neden olabilir. Tendonlar üstteki akromion kemiği ve alttaki humerus kemiği arasında sıkışabilir. Bu iltihabi duruma genel olarak omuz sıkışma sendromu denmektedir. Günümüzde bu şikâyetlerin her zaman gerçek mekanik bir sıkışmadan kaynaklanmadığı, tendon içindeki yapısal değişikliklerin ve tendonların yüklenmeye verdiği yanıtın da önemli olduğu bilinmektedir.
Uzun süre devam eden omuz sıkışma sendromu, rotator cuff tendonlarında yıpranma ve yırtıklara neden olabilir. Bu duruma ise omuz kas yırtığı ismi verilmektedir.
Omuz Sıkışma Sendromu Nedenleri
Omuz sıkışma sendromu tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Omuz sıkışma sendromu nedenleri arasında:
- Tekrarlayan ve zorlu baş üstü kol hareketleri.
- Omuz çevresi kaslarında güçsüzlük ve kas dengesizliği gelişmesi.
- Yaşla birlikte tendonların yapısının bozulmaya başlaması.
- Rotator manşet (cuff) tendonlarında zorlanma ve tendinopati.
- Omuz çevresindeki bursanın enflamatuar reaksiyonu.
- Omuz eklem hareketlerini etkileyen duruş ve hareket bozuklukları.
- Subakromial aralığın olması gerekenden daha dar olması.
Özellikle yüzme, voleybol, basketbol ve tenis gibi sporlarla uğraşanlarda veya mesleği gereği kollarını sürekli yukarı kaldırarak çalışan kişilerde bu şikâyetler daha sık görülebilir. Tüm bu nedenler olmamasına rağmen, omuz sıkışma sendromu, belirgin bir zorlanma veya travma olmadan da ortaya çıkabilir.
Omuz Sıkışma Sendromunun Belirtileri
Omuz sıkışma sendromu hastasında en sık karşılaşılan şikâyet omzun ön ve yan tarafında hissedilen ağrıdır. Ağrı bazen kola doğru yayılabilir.
En Sık Görülen Omuz Sıkışma Sendromu Şikâyetleri:
- Kolu yana veya yukarı kaldırırken omuz çevresi ağrısı.
- Gece üzerine yatmakla artan ve uyku düzenini bozan ağrı.
- Ağrılı omuz üzerine yatmakta zorlanma ve yatamama.
- Giyinme, saç tarama ve yüksekten eşya alma sırasında batıcı tarzda ağrı.
- Kolu arkaya götürürken artan ağrı.
- Omuz hareketlerinde ağrıya bağlı güçsüzlük.
Hastalar bize çoğunlukla kollarını belirli bir açıya kadar kaldırırken ağrı hissettiklerini ifade ederler. Özellikle kolun yana doğru açılması sırasında ortaya çıkan bu ağrılı hareket, ağrılı ark olarak adlandırılır.
Omuz Sıkışma Sendromu Tanısı
Omuz sıkışma sendromu tanısının konulmasında hastanın şikâyetleri, hikâyesi ve ayrıntılı ortopedik muayene temel öneme sahiptir. Muayene sırasında ağrılı noktalar, omuz eklem hareket açıklığı, kas gücü ve ağrıyı artıran hareketler değerlendirilir. Jobe, Neer ve Hawkins gibi özel omuz muayene testleri de tanıya yardımcı olabilir. Bu özel testler bize önemli bilgiler verse de tek başlarına tanıyı koydurmazlar.
Görüntüleme yöntemleri, tanıyı koymak için birçok durumda gerekli olmaktadır:
- Röntgen: İlk istenecek görüntüleme tetkikidir. Omuz ve çevresindeki kemik yapılar ile eşlik eden kireçlenme, kalsifikasyon gibi durumlar değerlendirilir.
- Ultrasonografi: Rotator manşet tendonları ve bursa hakkında bilgi verebilir. Rutin olarak omuz sıkışma sendromunda kullanılan bir görüntüleme yöntemi değildir.
- MR Görüntüleme: Ayırıcı tanı ve kesin tanıyı koymada bize en çok yardımcı olan görüntülemedir. Özellikle tendon yırtığı veya diğer yumuşak doku problemlerini objektif şekilde gösterir.
"Omuz ağrısı olan hasta eşittir MR çekilmesi gerekli" demek değildir. Görüntüleme ihtiyacı ve hangi görüntülemenin isteneceği muayene bulgularına göre belirlenmektedir.
Omuz Sıkışma Sendromu Tedavisi
Omuz sıkışma sendromu tedavisinde amaç ağrıyı azaltmak, omuz hareketlerini normal hâline getirmek ve hastanın günlük aktivitelerine rahatça dönmesini sağlamaktır. Omuz sıkışma sendromu hastalarının önemli bir kısmında ameliyatsız tedavi yöntemleri başarılı sonuçlar verir.
İlk aşamada ağrıya neden olan hareketlerin geçici olarak yapılmaması veya azaltılması ve omzun uygun şekilde kullanılması önerilir. Omzun tamamen günlerce hareketsiz bırakılması doğru değildir. Kol uzun süre hareketsiz bırakılırsa, donuk omuz denilen omuz hareketlerinin ileri derecede kısıtlandığı bir durum ortaya çıkabilir.
Omuz Sıkışma Sendromu Ameliyatsız (Konservatif) Tedavileri:
- Günlük aktivite düzenlemesi.
- Uygun hastalarda ağrı kesici, kas gevşetici ve antiinflamatuar ilaçlar.
- Soğuk uygulama tedavisi.
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon programı.
- Rotator cuff kaslarını güçlendiren egzersizler.
- Kürek kemiği çevresindeki kasların kontrolünü geliştiren fizik tedavi egzersizleri.
- Seçilmiş hastalarda omuz enjeksiyonları (kortikosteroid, PRP vb.).
Omuz sıkışma sendromu ameliyatsız tedavisinde düzenli egzersiz programı, omuz fonksiyonlarının yeniden kazanılmasında önemli bir yere sahiptir. Fizik tedavi sürecinde yalnızca ağrının azaltılması değil, omuz çevresi kaslarının güçlendirilmesi, ödemin azaltılması ve omuz hareket açıklığının iyileştirilmesi de hedeflenir. Omuz sıkışma sendromu iyileşmesi hastadan hastaya değişmekle birlikte birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürebilir.
Omuz Sıkışma Sendromu Ameliyatı
Uygun süre ve doğru şekilde uygulanan ameliyatsız tedaviye rağmen şikâyetler geçmez ise cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Yalnızca tek başına omuz sıkışma sendromu tanısının bulunması her zaman ameliyat gerektirmez. Özellikle eşlik eden rotator manşet yırtıkları (omuz kas yırtığı) veya cerrahi tedavi gerektiren diğer omuz hastalıkları varsa artroskopik (kapalı) cerrahi gündeme gelebilir.
Omuz artroskopisi (kapalı omuz ameliyatı), omuz çevresine küçük birkaç kesi yapılarak, kamera ve özel cerrahi aletlerin yardımıyla gerçekleştirilen cerrahi bir yöntemdir. Omuz artroskopisi sırasında gerekli görülen yırtık onarımları veya diğer omuz içi problemlerin tedavisi yapılabilir.
Geçmişte omuz sıkışma sendromunda sık uyguladığımız subakromiyal dekompresyon ve akromioplasti işleminin, izole subakromiyal ağrısı olan hastalarda rutin olarak uygulanmasının belirgin ek fayda sağlamadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle omuz sıkışma sendromu rahatsızlığında ameliyat kararı hastanın muayene bulguları, görüntüleme sonuçları ve eşlik eden patolojiler dikkate alınarak verilmelidir.
Gece Ağrısı Neden Olur?
Kendiliğinden Geçer mi?
Ne Zaman Doktora Gidilmeli?
Yazar: Op. Dr. Ahmet Danacı
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


